CUMHURİYET DÖNEMİ TÜRK EDEBİYATININ OLUŞUMU


CUMHURİYET DÖNEMİ TÜRK EDEBİYATININ OLUŞUMU

Cumhuriyetin ilanından günümüze kadar edebiyatımızı etkileyen sosyal, siyasi,
CUMHURİYET DÖNEMİ TÜRK EDEBİYATININ OLUŞUMUKültürel, ekonomik, coğrafi olaylar:

  • Kılık kıyafet değişikliği
  • Kadın erkek eşitliği
  • Yeni partilerin kurulmasına izin verilmesi
  • Çok partili hayata geçiş
  • Milletler Cemiyetine Katılış


Cumhuriyet Dönemi Türk edebiyatının oluşumunda etkili olan ve eserlere yansıyan
Karakteristik özellikler:
· Cumhuriyet Dönemi Türk Edebiyatında genel olarak Anadolu’ya yönelme görülür.
· Eserler Anadolu anlatılmış, aydınların Anadolu’yu tanımadıklarından bahsedilmiştir. Bu gibi şeylerle memleket anlayışı ortaya çıkmıştır.
· Aydınların halka yönelmesi ile birlikte kurtuluşun sadece İstanbul’dan
olamayacağı anlaşılmıştır. Anadolu çoğu zaman yöneticiler ve aydınlar tarafından
bir zahire ve asker deposu olarak görülmüş, gerekli hizmet devlet tarafından
verilmemiştir. Yani Osmanlı’nın Anadolu’yu göz ardı etmesi aydınları Anadolu’ya
dönük eserler vermeye itmiştir.

Yukarıda ifade edilen temalar bu dönemin anlayışı hakkında ipuçları vermektedir.

· Cumhuriyetten önceki dönemlerde Anadolu çoğunlukla eserlere yansıtılmamıştır.
· Hikâye ve tiyatrolarda anlatılan olayların çoğu İstanbul’da geçmektedir.
· Cumhuriyetten önceki dönemler de anlatılacak olay yazar tarafından seçilir yazar olayı kurgular öyle anlatırdı. Yani yazılarda çoğunlukla sanat yapma amacı vardı. Cumhuriyetten sonraki dönemlerde ise sanat kaygısı güdülmeksizin doğrudan anlatım kullanılmıştır. Hayat olduğu gibi okuyucuya aktarılmıştır.
· (Türk Edebiyatında Anadolu ilk kez Çalıkuşu romanında anlatılmıştır.)



Cumhuriyet Dönemi Türk Edebiyatının dayandığı siyasi, sosyal ve fikri temeller:
1. Milli edebiyat dönemindeki eserlerin konuları Cumhuriyet döneminde devam etti.
2. Atatürk ün kişiliği, ilkeleri anlatıldı. Sevinçler, acılar coşkular işlendi.
3. Çağdaş uygarlık seviyesine yükselmek fikir olarak benimsemek
4. Eskiyi tamamen yok ederek yeniye ulaşmak
5. Anadolu’ya(halka) yönelmek


Buraya kadar öğrendiklerimizden Cumhuriyet Dönemi Türk Edebiyatının özelliklerini sıralayalım:

1. Cumhuriyet Döneminde memleket edebiyatı zevkiyle Batı’dan gelen anlatım biçimleri Türk edebiyatında başarılı bir şekilde kullanılmıştır.

2. Cumhuriyet döneminde Anadolu coğrafyası, Anadolu insanının hayatı, zevkleri edebi eserlerde çok fazla işlenmiştir.

3. Cumhuriyet döneminde birey ön plana çıktığı için, bireyi yakından ilgilendiren psikoloji ve psikiyatri bilimlerinden yararlanılmıştır.

4. Cumhuriyet döneminde milleti oluşturan değerler farklı yönleriyle edebi eserlerde yer almıştır.

5. Cumhuriyet döneminde batı düşüncesindeki gelişmelerden doğan yeni açılımlar eserlerde kendini göstermiştir.

6. Sezgicilik, varoluşçuluk, gerçeküstücülük gibi batılı akımların etkisi vardır.

7. Cumhuriyet döneminde önceki dönemlerin tersine İstanbul ve İstanbul hayatına değil; Anadolu’ya ve Anadolu hayatına yönelme söz konusudur.

8. Cumhuriyet döneminde Şiirde hece kullanılmış, dil sadeleşmiş, konularda Anadolu işlenmiş, Anadolu ya yönelme başlamıştır. Çağdaşlaşma için neler yapılması gerektiğinden bahsedilmiş, konu olarak ve eserlerde Atatürk‘ün ilkeleri bir yol olarak görülmüştür. Atatürk ilke ve inkılâplarının halka benimsetilmesi amacıyla eserlere yansıdığı görülür.



Öz Şiir Anlayışını Sürdüren Şiir
Öz Şiir Anlayışını Sürdürenlerin şiirlerini inceleme

Necip Fazıl Kısakürek,
Ahmet Hamdi Tanpınar,
Ahmet Muhip Dıranas,
Ziya Osman Saba,
Yaşar Nabi Nayır
Cahit Sıtkı Tarancı

  • Şiirde ahengi; söyleyiş tarzı, ritm, kafiye, iç kafiye ve aliterasyon gibi ses benzerlikleri oluşturur.
  • Millî Edebiyat Dönemindeki şiir hareketleri ve etkinlikleri bu dönemin şiirini oluşturur.
  • Şiire özgü düşsel bir âlem kurulmuştur.



Serbest Nazım ve Toplumcu Şiir (1920-1960)
1920-1960 yılları arasında toplumcu gerçekçi şiirleri inceleme
Nazım Hikmet Ran
Yahya Kemal Beyatlı
Necip Fazıl Kısakürek
Mehmet Akif Ersoy
Açıklamalar:
1920’lerde yeni bir şiir söyleyişine ihtiyaç duyulmuştur. Geniş kitlelere hitap etmek, onları harekete geçirmek veya onların temsilcisi görünmek; dilin kalabalıkları harekete geçirme işlevinin
ağırlık kazandığı bir şiir söyleyişine ihtiyaç duyulmuştur. XX. yüzyıl başlarında bütün dünyada yukarıda belirtilen özelliklere sahip şiire bir yöneliş olduğu görülür.
Sosyal problemlerin ifadesinde, şiire özgü söyleyiş dışında Söylev üslûbundan da yararlanılmıştır.



Millî Edebiyat Zevk ve Anlayışını Sürdüren Şiir
Millî Edebiyat Zevk ve Anlayışını Sürdürenlerin Şiirlerini inceleme
Faruk Nafiz Çamlıbel
Ahmet Kutsi Tecer
Kemalettin Kamu
Orhan Şaik Gökyay
Zeki Ömer Defne
Arif Nihat Asya
Çalışma/Uygulama/Etkinlikler
Millî ve memleketçi edebiyat zevk ve anlayışının kaynakları, özellikleri
ve şiirde görünüşü problem olarak ele alınır.


BEŞ HECECİLER

  • Hecenin beş şairi adıyla da anılan bu sanatçılar milli edebiyat akımından etkilenmiş ve şiirlerinde hece veznini kullanmışlardır.

 

  • Şiirde sade ve özentisiz olmayı ve süsten uzak olmayı tercih etmişlerdir.

 

  • Beş hececiler şiire birinci dünya savaşı ve milli mücadele döneminde başlamışlardır.

 

  • Beş hececiler ilk şiirlerinde aruz veznini kullanmışlar daha sonra heceye geçmişlerdir.

 

  • Şiirde memleket sevgisi, yurdun güzellikleri, kahramanlıklar ve yiğitlik gibi temaları işlemişlerdir.

 

  • Hece vezni ile serbest müstezat yazmayı da denediler.

 

  • Mısra kümelerinde dörtlük esasına bağlı kalmadılar yeni yeni biçimler aradılar.

 

  • Nesir cümlesini şiire aktardılar ve düzyazıdaki söz dizimini şiirlerde de görülmesi beş hececiler de çok rastlanan bir özelliktir.


Beş hececiler şu sanatçılardan oluşmuştur:
Faruk Nafız Çamlıbel, Yusuf Ziya Ortaç,Enis Behiç Koryürek, Halit Fahri Ozansoy ,Orhan Seyfi Orhon




FARUK NAFIZ ÇAMLIBEL(1898-1973)
Şiire 1.dünya savaşında aruzla başladı. Daha sonra da hece vezniyle şiirler yazmaya başladı; fakat, heceyle şiirler yazarken aruzla de yazmaya devam etti.
Duygu ve düşünceyi bir arada yürüten, romantik ve realist konu ve hayatları işleyen şiirleriyle ün yapmıştır.
Şiirlerinde Anadolu’yu ve memleket sevgisini anlatır.
Şiirlerindeki başlıca temalar aşk, hasret, tabiat, ölüm, kahramanlık ve ihtirastır.
Dili sadece akıcıdır. Söz sanatlarına yer veren güçlü bir üslubu vardır.

ESERLERİ:
Han Duvarları, Dinle Neyden, Çoban Çeşmesi, Gönülden Gönüle, Bir Ömür Böyle Geçti,
Elimle Seçtiklerim, Heyecan ve Sükun
Tiyatroları: Özyurt, Canavar, Akın, Kahraman


ENİS BEHİÇ KORYÜREK(1891-1949)
İlk şiirlerini servet-i fünun etkisinde yazdı.
Şiire aruz vezniyle başlamıştır.
Hece ile yazdığı ilk şiirlerinde aşk duygularına yer vermekle beraber, daha sonra kurtuluş savaşı yıllarında milli duyguları ve tarihi kahramanlıkları işleyen heyecan yüklü epik şiirler yazmıştır.

ESERLERİ:
Miras ve Güneşin Ölümü adlı şiir kitabı vardır.


HALİT FAHRİ OZANSOY (1891-1971)

Şiire aruzla başlamıştır. Aruza veda adlı şiiriyle, aruz veznini bırakıp heceye yönelmiştir.
Şiirlerinde çoğunlukla egzotik sahnelere, hüzün ve melankoli gibi bireysel duygulara, aşk ve ölüm temalarına rastlanır.
Şiirlerinde konuşulan Türkçeyi başarıyla kullanmıştır.
Şiir, roman ve tiyatro türlerinde eserler vardır.

ESERLERİ:
Baykuş, Efsaneler, Cenk Duyguları, Hayalet.





YUSUF ZİYA ORTAÇ(1896-1967)

Yusuf Ziya da diğerleri gibi şiire aruzla başlamış daha sonra heceye geçmiştir.
Şiirlerinde günlük hayatın çeşitli görünümlerini sade bir dille işlemiştir.
Akbaba adlı mizah dergisini çıkarmıştır.
ESERLERİ: Akından Akına, Bir Rüzgar Esti, Yanardağ, Aşıklar Yolu.



ORHAN SEYFİ ORHON(1890-1972)
Şiire aruzla başlar daha sonra heceyle devam eder.
Şiirlerinde daha çok şahsi konuları işler.
Bazı şiirlerinde halk şiirinin şekillerini de kullanmıştır.
Bireysel duyguları işleyen ,ahenkli,ve zarif şiirlerinde temiz duru bir Türkçe kullanmıştır.
ESERLERİ: Fırtına ve Kar, Gönülden Sesler, Peri Kızı İle Çoban, O Beyaz Bir Kuştu.





1940 SONRASI EDEBİYATI

İkinci Dünya Savaşı sonrasında “insan”, “yaşam” ve “dünya” arasında güvenilir olmayı gerektirir; yeni ortaya çıkan dünya görüşleri; sanat anlayışımızda köklü değişikliklere yol açar.
Hikâye, roman ve tiyatro eserlerinde “yurt” ve “köy” sorunlarına yönelim başladı.
1940 yılında Orhan Veli Kanık, Melik Cevdet Anday, Oktay Rıfat Horozcu, “Garip” adlı bir şiir kitabı yayınlayarak yeni bir hareketi başlattılar. Buna “I. YENİ HAREKETİ” adı verildi. Amaçları, şiirde iç ahengi yakalamıştır. Dış ahenk ögesi olan ölçü ve uyağa önem vermezler. Söz sanatların şiir için zararlı bulmuşlar ve şiirin kaynağının

Bilinçaltı olması gerektiğini savunmuşlardır. “şiir halka seslenmelidir” anlayışıyla günlük hayatta olan her şeyi şiire konu olarak almışlardır.

Daha sonraları ortaya çıkan ve “İKİNCİ YENİLER” adı verilen şairler ise “şiir için sanat ” anlayışına dayanan, sürrealizmden daha aşırı bir soyutlama anlayışını sürdürmüşlerdir. Bu sanatçılardan bazıları şunlardır: İlhan Berk, Turgut Uyar, Edip Cansever, Cemal Süreya, Ece Ayhan.




GARİP AKIMI (BİRİNCİ YENİ )

  • 1940'ta Garipçiler adıyla çıkan topluluğun ortaya koyduğu bir sanat anlayışıdır.
  • Şiirde her türlü kurala ve belirli kalıplara karşı çıkmışlardır.
  • Şiirde ölçü, kafiye ve dörtlüğe karşı çıkmışlardır.
  • Şiirde şairaneliği, mecazlı söyleyiş ve sanatları kabul etmediler.
  • Süslü, sanatlı dile karşı çıkıp sade bir dil kullandılar.
  • Şiirde o güne kadar işlenmedik konuları ele aldılar.
  • Konuşma dili ile günlük sıradan konuları işlediler.
  • İşledikleri konular günlük hayattan sıradan insanların problemleri, yaşama sevinci ve hayattaki bazı garipliklerdir.
  • Halk deyişlerinden yararlanmışlar, toplumsal yergiye yer vermişlerdir.
  • Garipçiler: Orhan Veli, Melih Cevdet Anday, Oktay Rıfat Horozcu’nun oluşturduğu bir topluluklardır.


    ORHAN VELİ KANIK (1914-1950)
    Türk şiirinde iki arkadaşıyla birlikte büyük bir atılım yapmış, yeni bir anlayışın öncüsü olmuştur.1914'te arkadaşlarıyla birlikte yayımladıkları Garip adlı şiir kitabı ve yazdığı önsöz, Türk şiirinde günden güne donmuş olan eski değerleri yıkmış, şiire başka bir açıdan bakılmasını sağlamıştır.
    Şiire getirdiği ilkeler :
    -Ölçüye baş kaldırıp serbest yazmak
    -Kafiyeyi şiir için gerekli görmekten vazgeçmek
    -Şairane duyuları, parlak görüntüleri şiirden silmek
    -Şiiri hayal gücünün kapalı duvarlarından kurtarıp gerçek hayata çıkarmak, yapmacıksız tabii bir söylentiyle, günlük yaşayış içinde halktan insanları yakalamak.Her çeşit kelimeyi konuyu şiire sokmak, halk deyişlerinden yararlanmak ve toplumla ilgili yergiye yer vermek
    ESERLERİ:
    Şiirleri: Garip,Vazgeçemediğim, Destan Gibi , Yenisi, Karşı
    Nesirleri: Sanat ve Edebiyatımız, Bindiğimiz Dal


OKTAY RIFAT HOROZCU(1914-1988)
Garip akımının temsilcilerindendir.
Başlangıçta, yeni bir hava içinde, güçlü aşk şiirleri; toplumcu sanat ilkesinden hareketle halk deyimi ve söyleyişlerinden masal ve tekerlemelerden faydalanarak başarılı taşlamalar; sosyal şiirler yazdı. Perçemli Sokak adlı kitabıyla birlikte şiir anlayışında büyük değişiklik olmuş soyut şiire kaymıştır.
Son şiirlerinde öz ve biçim yoğunlaştırmalarıyla estetik planda yeni ve güçlü bir şiir estetiği yakalamıştır.
ESERLERİ :
Şiirleri; Yaşayıp Ölmek, Aşk ve Avarelik Üzerine Şiirler, Güzelleme, Karga İle Tilki, Aşk Merdiveni, Denize Doğru Konuşma, Dilsiz ve Çıplak,
Koca Bir Yaz






MELİH CEVDET ANDAY (1915)
Garip akımının temsilcilerindendir.
Şiirlerinde toplumsal gerçekliği inceler.
Daha sonra ilk şiirlerindeki romantizmden sıyrılarak duygulardan çok aklın egemenliğine, güzel günlerin özlemine bırakır.
Söz oyunlarında arınmış yalın bir dil vardır. Düz yazılarında ise yoğun bir düşünce, şiirsel, esprili, özlü bir dil vardır.
Fıkra, makale, gezi, roman, tiyatro ve şiir yazmıştır. Çevirilerde yapmıştır.


ESERLERİ : Şiirleri: Garip, Rahatı Kaçan Ağaç,Telgrafname, Yanyana.
Denemeleri : Çevirileri; İngiliz Edebiyatından Denemeler
Tiyatroları : Komedya, İçerdekiler, Gizli Emir


İkinci Yeni
Bu tutumun belli başlı özellikleri şöyle sıralanabilir:
- İmgeye kapıları yeniden ve sonuna kadar açmak
- Edebi sanatlara özgürlük tanımak
- Basitlik , sadelik ve aleladelikten ayrılmak.
- Konuşma diline sırt çevirmek
- Halkın hayatından ve kültüründen uzaklaşmak , folkoru şiire düşman
bellemek
- Şehirli adam tipi çizmeğe boş vermek
- Nükte , şaşırtma ve tekerlemeden kaçmak
- Şiiri ustan ve anlamdan kaydırmak
- Duyguya ve çağrışıma yaslanmak
- Konuyu , hikayeyi , olayı atmak
- Fakir çoğunluğa değil , aydın azınlığa seslen
İkinci Yeni Öncüleri :Oktay Rifat , İlhan Berk , Turgut uyar , Edip
Cansever , Cemal Süreya , Sezai Karakoç , Ece Ayhan , Ülkü Tamer , Tevfik Akdağ , Yılmaz Gruda gibi şairlerdir.

Cemal Süreyya

Asıl adı Cemalettin Seber'dir. 1931 yılında Erzincan'da doğdu, 9 Ocak 1990 tarihinde İstanbul'da öldü. Ankara Üniversitesi Siyasal Bilgiler Fakültesi Maliye ve İktisat Bölümü'nü bitirdi. Maliye Bakanlığı'nda müfettişlik, darphane müdürü, Kültür Bakanlığı'nda yayın kurulu danışma üyeliği, Orta Doğu İktisat Bankası yönetim kurulu üyeliği görevlerinde bulundu. Yayınevlerinde danışmanlık, ansiklopedilerde redaktörlük, çevirmenlik yaptı.

Papirüs dergisini üç kez çeşitli aralıklarla çıkardı. Pazar Postası, Yeditepe, Oluşum, Türkiye Yazıları, Politika, Yeni Ulus, Aydınlık, Saçak, Yazko Somut, 2000'e Doğru gibi yayın organlarında şiir ve yazılarını yayımladı.

İkinci Yeni şiirinin en önemli isimlerindendir. Geleneğe karşı olmasına karşın geleneği şiirinde en güzel kullanan şairlerden birisiydi. Kendine özgü söyleyiş biçimi ve şaşırtıcı buluşlarıyla, zengin birikimi ile, duyarlı, çarpıcı,yoğun, diri imgeleriyle İkinci Yeni şiirinin en başarılı örneklerini vermiştir.

YAPITLARI

Üvercinka (1958)
Göçebe (1965)
Beni Öp Sonra Doğur Beni (1973)
Sevda Sözleri (1984, Uçurumda Açan ile birlikte toplu şiirleri)
Güz Bitiği (1988)
Sıcak Nal (1988)
Sevda Sözleri (1990, 1995, tüm şiirleri, ölümünden sonra)

ÖDÜLLERİ

1959 Yeditepe Şiir Armağanı
1966 Türk Dil Kurumu Şiir Ödülü
1988 Behçet Necatigil Şiir Ödülü

ŞİİR ÇEVİRİLERİ

Ayağı Karıncalı - Federico Garcia LORCA
Barışın Tadı - Eugène GUILLEVIC
Dada Şarkısı - Tristan TZARA
Karanlık Sunu - Maurice MAETERLINCK
Mirabeau Köprüsü - Guillaume APOLLINAIRE
Mutlu Aşk Yok Ki Dünyada - Louis ARAGON
Şiir - Paul ELUARD
Yürek Ki Paramparça - Pierre REVERDY






Turgut Uyar

1927 Ankara doğumlu. Askeri Liseyi ve Askeri Memurlar Okulu'nu bitirdi. İlk şiiri 1947'de Yedigün dergisinde çıktı. Kaynak dergisinin bir şiir yarışmasında Arz-ı Hal şiiri ikincilik kazanınca Nurullah Ataç'ın güvendiği şairler arasına girdi. İkinci Yeni Şiir akımının önde gelen şairlerindendir. 1985'de öldü.

Şiir Kitapları:
Arz-i Hal (1949), Türkiyem (1952), Dünyanın En Güzel Arabistanı (1959),
Tütünler Islak (1962), Her Pazartesi (1968), Divan (1970), Toplandılar
(1974), Kayayı Delen Zincir (1981), Büyük Saat (Bütün Şiirleri, 1984).









Sezai Karakoç
Sezai Karakoç, 1933 yılında Diyarbakır’ın Ergani ilçesinde dünyaya gelir. Babası Yasin Efendi’nin koyduğu isim Muhammed Sezai’dir. Nüfus kayıtlarında Ahmet Sezai olarak geçer. Dedeleri, Ergani ve yöresinde oldukça etkin kişilerdendir. Babasının babası Hüseyin efendi, Plevne savaşına katılmış; Gazi Osman Paşa’nın takdirini kazanmıştır. Aile Leventoğulları olarak anılır.

Devlet, millet ve medeniyet kavramlarına farklı boyutlarda anlam yükleyen Sezai Karakoç’un kırk-bir yıllık ‘Diriliş’ doktrini etrafında düşünsel alanda bir Diriliş Nesli oluşur.
Şiir, sanat ve düşünce ile yüklü hayatına, çilesine, duygu ve duyarlıklarına değinmek çok da kolay değil. Bunun için büyük bir çalışma gerekir. Kısaca, ‘şiir üslubu bakımından, az çok İkinci Yeni’ye yakın sayılsa da, şiirinde işlediği temalar, inandığı değerler bakımından şiirimizde yeni ve değişik bir sestir’ demek mümkün.

Şiir Kitapları:

Körfez (1959), Şahdamar (1962), Hızır'la Kırk Saat (1967), Sesler (1968), Taha'nın Kitabı (1968), Kıyamet Asisi (1968), Mağara ve Işık (düzyazı şiirler, 1969), Gül Muştusu (1969), Zamana Adanmış Sözler (1970), Ayinler (1977), Leyla ile Mecnun (1981), Ateş Dansı (1987)



Özdemir İnce,(d. 1 Eylül 1936 Mersin), Türk şair,yazar,gazete yazarı.

İlk şiiri 1954'te "Kaynak" dergisinde yayınlandı. Pazar Postası, Türk Dili, a, Değişim, Dost, Şiir Sanatı, Papirüs, Soyut, Türkiye Yazıları, Milliyet Sanat, Yusufçuk, Adam Sanat gibi dergilerde yayınlanan şiirleriyle tanındı. Şiir üzerine kuramsal yazılar ve değişik konularda denemeler, eleştirel denemeler yazdı.

ŞİİRLERİ [değiştir]Kargı 1963
Tutanaklar 1967
Kiraz Zamanı 1969
Karşı Yazgı 1974
Rüzgara Yazılıdır 1979
Elmanın Tarihi 1981
Kentler 1981
Yedi Deryalar Geçsen 1983
Siyasetname 1984
Eski Şiirler 1985
Hayatbilgisi 1986
Zorba ve Ozan 1987
Başak ile Terazi 1989
Burçlar Kuşağı 1989
Can Yelekleri Tavandadır 1989
Gürlevik 1990
Gündönümü Gündönümü 1992
Yazın Sesi [[1994]
Uykusuzluk 1996
Mani-Hayy 1998
Evren Ağacı 2000
Ot Hızı 2002
Keskindoreke Fındınfalava, (Kırmızı Yayınları, Ekim 2006)
Magma ve Kör Saat, (Kırmızı Yayınları, Mayıs 2007)
Ağustos 1936, Annemin Karnında Son Bir Ay(Kırmızı Yayınları, Ocak 2008)
Bir Ana Heykeli (Kırmızı Yayınları, Nisan 2008

ELEŞTİRİ
Yazmasam Olmazdı, Doğan Kitapçılık, Ekim 2004
Mahşerin Üç Kitabı, Doğan Kitapçılık, Nisan 2005

DENEME
Şiir ve Gerçeklik 1986, 2001
Söz ve Yazı
Tabula Rasa 1992, 2002
Yazınsal Söylem Üzerine 1993,2002
Dinozorca 1993
Tarih Bağışlamaz 1994
Çile Törenleri 1995
Bu Ne Biçim Memleket 1996
Yaşasın Cumhuriyet 1999
Şiirde Devrim 2000, 2008
Mevsimsiz Yazılar 2002
Gördüğünü Kitaba Yaz, 2002
Pazar Yazıları 2002
Tersi Yüzü2003
Isırganın Faydaları 2004
Yedi Canlı Cumhuriyet2004
100 Pazar Yazısı[[2004]
Denek Taşı [[2006]
Fesatlar Sarmalında Türkiye2007



Edip Cansever(8 Ağustos 1928–28 Mayıs 1986) Türk şair.

8 Ağustos 1928’de İstanbul’da doğdu. İstanbul Erkek Lisesi’ni bitirdi. Kapalıçarşı’da turistik eşya ve halı ticareti yapmaya başladı. 1976’dan sonra yalnızca şiirle uğraştı. Bodrum'da tatildeyken beyin kanaması geçirdi, tedavi için getirildiği İstanbul'da 28 Mayıs 1986’da yaşamını yitirdi.

Eserleri [değiştir]
Şiir [değiştir]İkindi Üstü (1947)
Dirlik Düzenlik (1954)
Yerçekimli Karanfil (1957)
Umutsuzlar Parkı (1958)
Petrol (1959)
Nerde Antigone (1961)
Tragedyalar (1964)
Çağrılmayan Yakup (1966)
Kirli Ağustos (1970)
Sonrası Kalır (1974)
Ben Ruhi Bey Nasılım (1976)
Sevda ile Sevgi (1977)
Şairin Seyif Defteri (1980)
Yeniden (1981)
Bezik Oynayan Kadınlar (1982)
İlkyaz Şikayetçileri (1984)
Oteller Kenti (1985)



Düzyazı: Gül Dönüyor Avucumda (Ölümünden sonra, 1987


































Ece Ayhan (1931 - 12 Temmuz 2002)
Türk şair. İkinci Yeni şiir akımının öncülerindendir.

Şiir Kitapları [değiştir]Kınar Hanım'ın Denizleri (1959),
Bakışsız Bir Kedi Kara (1965),
Ortodoksluklar (1968),
Devlet ve Tabiat (1973),
Yort Savul (Toplu Şiirler, 1977),
Zambaklı Padişah (1981),
Cok Eski Adıyladir (1982),
Sivil Şiirler (1993),
Son Şiirler (1993).


İlhan berk:
İlhan Berk, Necatigil’in deyimiyle “şiirimizin uç beyi”, 1918’de Manisa’da doğdu. İlk şiirleri Manisa Halkevi dergisi, Uyanış, Varlık, Çığır gibi dergilerde çıktı. 1944 yılında Ankara Gazi Eğitim Enstitüsü’nün Fransızca Bölümü’nü bitirdi. Destansı yönünün ağır bastığı, adeta bir Türk Walt Whitman’ı olarak adlandırıldığı dönemde İstanbul (1947), Günaydın Yeryüzü (1952), Türkiye Şarkısı (1953) ve Köroğlu’nu (1955) yayımladı.

Şiir:
Güneşi Yakanların Selâmı (1935), İstanbul (1947), Günaydın Yeryüzü (1952), Türkiye Şarkısı (1953), Köroğlu (1955), Galile Denizi (1958), Çivi Yazısı (1960), Otağ (1961), Mısırkalyoniğne (1962), Aşıkane (1968), Şenlikname (1972), Taş Baskısı (1975), Atlas (1975), Kül (1978), İstanbul Kitabı (1979), Kitaplar Kitabı (1981- Seçilmiş Şiirler), Deniz Eskisi (1982- Şiirin Gizli Tarihi'ni de içererek), Delta ve Çocuk (1984), Galata (1985), Güzel Irmak (1988- Şairin Kanı'nı da içererek), Pera (1990), Anlatı: Uzun Bir Adam (1982),

Öteki Eserleri:
Başlangıcından Bugüne Beyit Mısra Antolojisi (1960), Aşk Elçisi (1965-antoloji), A. Rimbaud : Seçme Şiirler (1962), Dünya Edebiyatında Aşk Şiirleri (1968), Dünya Şiiri (1969), Şifalı Otlar Kitabı (1982), El Yazılarına Vuruyor Güneş (1983), E. Pound : Seçme Kantolar (1983), Şairin Toprağı (1992).


Oktay Rıfat Horozcu
1914'te Trabzon'da doğdu. Ankara Erkek Lisesi'ni bitirdi. Maliye Bakanlığı hesabına üç yıl Paris'te Siyasal Bilgiler Fakültesi'nde okudu. Basın Yayın Genel Müdürlüğü'nde çalıştı. İstanbul'da Devlet Demiryolları, Birinci İşletme Avukatı iken görevinden ayrıldı (1973). İlk şiirleri Varlık (1936-1944), sonrakiler Aile (1947), Yaprak (1949-1950), Yeditepe (1951-1957) dergilerinde yayımlandı. Yeni Şiir'in kurucularından olan Rifat, 1988 yılında İstanbul'da öldü.

ESERLERİ

Şiir:
Garip (1941), Yaşayıp Ölmek, Aşk ve Avarelik Üstüne Şiirler (1945), Güzelleme (1945), Aşağı Yukarı (1952), Karga ile Tilki (1954), Perçemli Sokak (1956), Aşık Merdiveni (1958), İkilik (1963 - Aşağı Yukarı ve Karga ile Tilki adlı kitaplarının 2. Basımı), Elleri Var Özgürlüğün (1966), Şiirler (1969), Yeni Şiirler (1973), Çobanlı Şiirler (1976), Bir Cigara İçimi (1979), Elifli (1980), Denize Doğru Konuşma (1982), Dilsiz ve Çıplak (1984), Koca bir Yaz (1987).

Oyun:
Bir Takım İnsanlar (1961), Kadınlar Arasında (1966), Bu iki oyunla birlikte üç oyunu daha tek cilt: Atlarla Filler, Çil Horoz, Yağmur Sıkıntısı(1988). Bazı oyunlarının oynayış yılları şöyle: Oyun İçinde Oyun (1949 - 1950), Zabit Fatmanın Kuzusu (1965), Dirlik Düzenlik (1975).

Roman:
Bir Kadının Penceresinden (1976), Danaburnu (1980), Bay Lear (1982).


YEDİ MEŞALECİLER

  • Yedi meşaleciler, milli edebiyatçıların gerçekten uzak, duygusal memleketçiliklerine karşı olarak doğarlar.
  • Yedi Meşale adında ortak bir şiir dergisi çıkararak, Türk şiirine yeni bir ufuk açmaya çalıştılar.
    İlkelerini samimilik, içtenlik, canlılık ve devamlı yenilik şeklinde açıkladılar.

 

  • Beş hececileri eleştirdiler ve onlara karşı çıktılar.
  • Batı edebiyatını özellikle Fransız edebiyatını kendilerine örnek alıp, izleyeceklerini söylemelerine rağmen beş hececilerin yolundan gitmişlerdir.
  • Topluluk şu sanatçılardan oluşmuştur:
    Ziya Osman Seba, Sabri Esat Siyavuşlugil,
    Kenan Hulusi, Yaşar Nabi Nayır, Cevdet Kudret Solok, Muammer Lütfi ve Vasfı Mahir Kocatürk


Sabri Esat Siyavuşgil,(1907-1968) Şair, yazar, ansiklopedist.

İstanbul Erkek Muallim Mektebi, İstiklal Lisesi, Hukuk Fakültesi, Fransa'da Djon ve Lyon Üniversitesi Felsefe Bölümü'nde okudu. Felsefe öğretmenliği yaptı. İstanbul Üniversitesi Edebiyat Fakültesi'nde psikoloji profesörü oldu.

Şiirlerini Güneş, Hayat, Muhit, Varlık, Meşale, Kültür ve Edebiyat dergilerinde; düzyazılarını Tan, Ulus, Yeni Sabah, Haber gazetelerinde yayınladı. Meydan Larousse'nin danışma kurulundaydı.

Ekspresyonistti ve Yedi Meşaleciler diye anılan akıma mensuptu. Yaşar Nabi Nayır, Muammer Lütfi, Ziya Osman Saba, Vasfi Mahir Kocatürk, Cevdet Kudret, Kenan Hulusi, Sabri Esat'tan oluşan topluluk Yedi Meşale kitabını çıkarttı.
Varlık dergisinin 15 Ekim 1968 sayısı Sabri Esat Siyavuşgil özel sayısıdır.
Eserleri, Odalar ve Sofalar, 1933.
İstanbul'da Karagöz ve Karagözde İstanbul, 1938.
Karagöz, 1941. (Fransızcası 1951, İngilizce 1955)
Psikoloji ve Terbiye Bahisleri, 1940.
Roman ve Okuyucu, 1944, Folklor ve Milli Hayat, 1943.

Vasfi Mahir Kocatürk
Halk şiirlerinin biçimsel özelliklerinden yararlanarak hece ölçüsüyle ulusal, epik, lirik şiirler yazmıştır. Manzum oyunlar da denemiş olan Kocatürk, bir sanatçı olmaktan çok, edebiyatla ilgili kitap ve araştırmalarıyla tanınmıştır.


Şiir Kitapları: Tunç Sesleri
Geçmiş Geceler, Bizim Türküler, Ergenekon

Oyunları: Yaman, Sanatkar

Araştırma-İnceleme Eserleri: Yeni Türk Edebiyatı
Divan Şiir Antolojisi
Türk Edebiyat Tarihi







Yaşar Nabi Nayır(25 Aralık 1908, Üsküp - 15 Mart 1981, İstanbul), Varlık Dergisi'ni ve Varlık Yayınevi'ni kuran Türk şair ve edebiyatçıdır.
1946 yılında bakanlıktaki görevinden istifa edip Varlık Yayınevi’ni kurdu. Ölümüne değin de Varlık Yayınevi’ni yönetti.

Sanat yaşamının ilk döneminde şiirle uğraştı. Yedi Meşale Topluluğu’nun kurucuları arasında yer aldı. Sonraları öykü, roman, oyun ve deneme türünde de ürünler verdi. Çok sayıda çevirisi vardır. Ancak asıl önemli yönü, 48 yıl hiç aksatmadan yayımladığı Varlık Dergisi’dir. Hâlâ yayımlanan Varlık Dergisi, Türk edebiyatına büyük katkı sağladı, birçok yeni yazar kazandırdı.

Eserleri
Şiir: Onar Mısra (1932) Kahramanlar (1970, toplu şiirleri)
Roman: Bir Kadın Söylüyor (1931) Âdem ile Havva (1932)
Öykü: Bu da Bir Hikayedir (1935),Sevi Çıkmazı (1935)
Oyun: Mete (1933) İnkılap Çocukları (1933) Beş Devir (1933) Köyün Namusu (1933)
İnceleme – Deneme: Balkanlar ve Türklük (1936)
Edebiyatımızın Bugünkü Meseleleri (1937) Nereye Gidiyoruz (1948)
Yıllar Boyunca (1959) Atatürkçülük Nedir (1963) Atatürk Yolu (1966) Edebiyat Dünyamız (1971) Değişen Dünyamız (1973) Çağımıza Ters Düşenler (1975)


Cevdet Kudret Solok1907 - 1992) Yedi Meşale edebiyat topluluğunun kurucuları arasında yer alan Türk edebiyatçı ve edebiyat tarihçisi. Tam adı Cevdet Kudret Solok olan yazar, Cevdet Kudret adı ile tanınır.

Yazın yaşamına 1907’de Servet-i Fünun Dergisi’nde şiir ile başladı. Meşale Dergisi’nde toplanan Yedi Meşaleciler arasına katıldı. Yalnız bireyin dünyasındaki buruk, içedönük, karamsar ve kırgın duygularını yansıtan şiirler yazdı.

1928’de Birinci Perde adlı tek şiir kitabını yayınladı. Oyun, hikaye, roman türlerinde de eserler verdi. Oyunlarında bireylerin psikolojik saplantıların işledi. Daha sonraki yıllarda edebiyat ve tiyatro tarihine ilişkin incelemler yaptı, yazınsal sorunlara ilişkin eleştirel denemeler yazdı. 1945’de hazırladığı Türk Hikaye ve Roman Antolojisi’ni daha sonra Türk Edebiyatı’nda Hikaye ve Roman adıyla genişletti.

Karagöz adlı eserinde 35 karagöz oyununu tarihçeleri ve hikayeleri ile beraber topladı.

1973’te çıkan Ortaoyunu ile Türk Dil Kurumu Ödülü’nü, son deneme kitabı Kalemin Ucu ile 1991 Sedat Simavi Edebiyat Büyük Ödülü’nü aldı.


Kenan Hulusi1906- 1943 Cumhuriyet döneminde kurulan Yedi Meşaleciler adlı topluluk üyesi ve hikayeci.
1943 yılında Adapazarı’nda yedek subaylığını yaparken, bir tifüs salgınında öldü.

Öğrencilik yıllarında edebiyat dünyasına adım atan yazar, ilk hikayelerini Servet-i fünun -Uyanış dergisinde çıkarır.Daha sonra aynı dergideki altı arkadaşı ile birlikte Yedi Meşaleciler adlı topluluğu kurarlar. Kenan Hulusi, toplulukta tek hikaye yazarıdır ve 1928 yılında bir antoloji hazırlar.

Doğan Kitap tarafından basılan “Yaz ve Aşk Hikâyeleri” adlı öykü derlemesiToplam beş hikaye kitabı yayınlayan yazar, “Osmanoflar” romanı ve kısa hikayelerinin birçoğu gazete sayfalarında kaybolup gitmiştir. Gazeteciliğinin de etkisiyle küçük hikaye tarzını benimseyen Kenan Hulusi, Cumhuriyet döneminde korku türünde örnekler veren ilk hikayecidir.

Eserleri : Ölümünden sonra yayınlanan kitapları derleme, yeniden basım vs. olmaktadır.
Osmanoflar (1938) RBK Pansiyonu (1942) Yedi Meşale (ortak kitap) (1928)
Bir Yudum Su (1929) Bahar Hikâyeleri (1939)yalan Son Öpüş (1939)
Bir Otelde Yedi Kişi (1940) Bir Yudum Su (yedi yeni öyküyle birlikte) (1949)
Hikâyeler” (1973) Beşer Dakikalık Hikâyeler (2000)
Yaz ve Aşk Hikâyeleri (Ekim 2004)


Ziya Osman Saba cumhuriyet dönemi şair ve yazarı (1910-1957).
Mütareke yıllarında Galatasaray lisesini bitirdi. Cumhuriyet gazetesi muhasebe servisinde çalışırken bir yandan da İstanbul Üniversitesi Hukuk Fakültesini bitirdi (1936).
Milli Eğitim Basımevi'nde düzeltmenlik, Varlık Yayınevi'nde redaktörlük yaptı. "Yedi Meşale" topluluğunun üyesiydi. Bu topluluğun şiir anlayışını, yaşamının sonuna dek sürdüren tek şairdir. Şiirlerinde çocukluk ve ilkgençlik anılarına bağlılık, yaşamın küçük mutluluklarından duyulan sevinç, acıma duygusu, iyilik düşüncesi, İstanbul sevgisi, 'a şükran, ölüm gerçeğini kabulleniş gibi konuları, gözlemci ve dışavurumcu bir tarzla genellikle hece ölçüsüyle, ama kimi zaman serbest ölçüyü de kullanarak işlemiştir.
İlk şiiri Serveti Fünun dergisinde çıkan Saba, dergideki arkadaşlarıyla Yedi Meşale Topluluğu'nu kurdu. Yazı ve şiirleri Varlık dergisinde yayınlandı. İçe dönük bir yazar olan Ziya Osman Saba şiirlerinde aile sevgisi, kadere boyun eğiş, kulluk, küçük mutluluklarla yetinme, yoksulluk karşısında duyulan utanç ve merhamet gibi temaları işledi, hikayelerinde ise genellikle geçmiş yaşamın özlem ve acısını birarada vermeye çalıştığı görülür.
Şiirleri: Geçen Zaman, Sebil ve Güvercinler, Çocukluğum, Ahiret,
Artık Yaşamak İçin, Beyaz Ev, Bilemiyorum,Eller,İstanbu l
Orda da Geçiyor Günler, Patik Yap Kunduracı, Akşam, Ben de, Bir Ölünün Arkasından
Hikaye kitapları: Mesut İnsanlar Fotoğrafhanesi, Değişen İstanbul


Muammer Lütfi BAHŞİ

Doğum Tarihi 1903
Doğum Yeri Üsküp
Ölüm Tarihi 1947

Öğrenimini Hukuk ve İlahiyat Fakültelerinde tamamladı. Avukatlık ve hâkimlik yaptı. Arapça ve Farsça bilen şair, Cumhuriyet devri Türk şiirinde Yedi Meşaleciler diye bilinen şairler grubuna katıldı.

Eserleri

Yedi Meşale, Türk Akdeniz, İlk Kurşun.

  

Yorum Yaz